27 Ağustos 2019 Salı

See - Look - Watch farkı / örnek cümleler

Bazen karıştırılmalarına rağmen gözle ilgili bu 3 fiilin Türkçede neredeyse birebir karşılıkları vardır.

Look: Bakmak

Watch: İzlemek, seyretmek

See: Görmek


Look

“bakmak” anlamında olsa da bazen “görünmek” yerine kullanılır.

- You look beautiful honey! (Çok güzel görünüyorsun tatlım!)

“Look for…” bir şeyler aramak,

“Look at…” bir şeye bakmak,

“Look up…” ileri doğru, kafasını kaldırıp bakmak veya gözatmak gibi anlamlara gelir.

- I’m looking for a new job since last month. Geçen aydan beri yeni bir iş bakıyorum -arıyorum)

- Look at the horse! (Ata bak!)

- Look up ahead! The store is so crowded. (İleri bak! Mağaza çok kalabalık)



Watch

Televizyon, film, sinema, spor karşılaşmaları, hayvanları, insanları, manzaraları izlemeyi ifade ederken watch kullanırız.

- You should definitely watch the movie this weekend. (Filmi bu hafta sonu kesinlikle izlemelisin)

- Yesterday I stayed in and watched a volleyball game.
(Dün evde kalıp bir voleybol maçı izledim)


See

Diğerlerine göre göz burada daha pasif konumdadır.
Görüntünün çoğunlukla, kendiliğinden, istem dışı veya beklenmedik anda gözümüze ulaştığı durumlarda see kullanırız.


- Do you see that sign? (Şu işareti görüyor musun?)

- After you drive two kilometers you will see the hospital on your right.
(Aracını 2 kilometre sürdükten sonra hastaneyi sağında göreceksin)

- When did you last see our teacher. (Öğretmenimizi en son ne zaman gördün?)



Üçü bir arada örnek:

- I was watching a TV show and saw what looked liked a sassy monkey.
  
(Bir tv şovu izliyordum ve bir şımarık maymunun neye benzediğini gördüm)



İpucu:


İstisna olarak sinema - film izleme eyleminde hem 'watch', hem de 'see' kullanılabilir. Ancak 'see' kullanıldığında izleme - görme işinin evin dışında gerçekleştiği hissi oluşur. Evde film izlerken çoğunlukla 'watch' kullanılır.

- We are going to see a film. (Yarın bir film görmeye-izlemeye gideceğiz)

17 Ağustos 2019 Cumartesi

Hangisi doğru - Does she have? Does she has?

Have - Has 

I have an apple tree. (Bir elma ağacım var)

You have an apple tree.

We have an apple tree.

They have an apple tree.

I don’t have an apple tree. (Bir elma ağacım yok)

Do you have an apple tree? (Bir elma ağacın var mı?)


He has a good idea. (Güzel bir fikri var)

She has a good idea. (Güzel bir fikri var)

Does he have…? Doğru 

Does he has…? Yanlış 

- Does he have enough money? (Yeterli parası var mı?)

She doesn’t have… Doğru 

She doesn’t has… Yanlış 

- She doesn’t have a car. (Bir arabası yok) 



Had

Have - has fiillerinin geçmiş zaman hali.

Olumlu

- I had an olive tree. (Bir zeytin ağacım vardı)

- She had an olive tree. (-Onun- bir zeytin ağacı vardı)

Olumsuz
Daha çok İngiliz İngilizcesinde kullanılan formal yapı. (Şekspirvari had not)

- I had not an olive tree. (Bir zeytin ağacım yoktu)

- She had not an olive tree. (-Onun- bir zeytin ağacı yoktu)


Günlük dilde daha çok kullanılan genel yapı (didn’t have)

- We didn’t have an olive tree. (Bir zeytin ağacımız yok)

- He didn’t have an olive tree.


16 Ağustos 2019 Cuma

Transitive / Intransitive verbs

İngilizcede Transitive / Intransitive verbs

(Geçişli / Geçişsiz fiiller)



Transitive (Geçişli) verbs:

Neyi?, Kimi? Sorularına cevap verebilen fiiller geçişlidir.

İpucu: Akılda kalıcı olması için; eylemi nesneye geçiren fiillerdir. Eat, drink, break, love, see, watch...

- I ate the apple. (Elmayı yedim) Neyi yedim? sorusunun cevabı cümle içinde verilebilmektedir. Bu yüzden eat fiili geçişlidir (transitive verb).

- She love us. ( O bizi seviyor) Kimi seviyor? Sorusunun cevabı verilebildiğinden love fiili geçişlidir.


Intransitive (Geçişsiz) verbs:

Neyi?, Kimi? Sorularına cevap veremeyen fiiller geçişsizdir.

İpucu: Hareket bildiren fiiller çoğunlukla geçişsizdir: Run, jump, climb, come…

- He always comes late. (O her zaman geç gelir) Fiile Neyi? Kimi? Sorularını sorduğumuzda cevapsız kalıyor. Come geçişsiz bir fiildir (intransitive)

- I ran to the hospital. (Hastaneye koştum) Fiile Neyi? Kimi? Sorularını sorduğumuzda cevapsız kalıyor. Run geçişsiz bir fiildir (intransitive)