good etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
good etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2022 Pazartesi

Kağıt Üzerinde İyi Görünüyor - İngilizce

- They new plan looks good on paper. (Yeni planları kağıt üzerinde iyi görünüyor)

- Our company has many projects. They all look good on paper but some have many problems. (Şirketimizin pek çok projesi var. Hepsi de kağıt üzerinde iyi görünüyor ancak bazılarının sorunları var)

- Cutting 60% of your budget may look good on paper intially, but it means a rapid decline in the quality of your product.
(Bütçenin yüzde 60'ını kesmek başlangıçta kağıt üzerinde iyi görünebilir, ancak bu, ürününüzün kalitesinde hızlı bir düşüş anlamına gelir)

- The tournament draw was made. All the matchups that look good on paper. (Turnuvanın kuraları çekildi. Eşleşmeler kağıt üzerinde iyi görünüyor)

- Your ideals may look good on paper, but the reality is something else. (Hayallerin kağıt üzerinde iyi görünebilir fakat gerçeklik başka bir şeydir)

- Proffesor explains why models that look good on paper are not guaranteed to work well in production.
(Profesör, kağıt üzerinde iyi görünen modellerin neden üretimde iyi çalışacağının garanti edilmediğini açıklıyor)


To look good on paper: İyi bir fikir veya plan gibi görünmesine rağmen muhtemelen iyi bir fikir veya plan değil.

13 Eylül 2022 Salı

İngilizcede Şimdilik

- Our jobs is done for now. (İşlerimiz şimdilik bitti)

- They'll just do their work inside the attic for now. (Şimdilik işlerini tavan arasında yapacaklar)

- You don’t need to worry about it for now. (Şimdilik onun hakkında endişelenmene gerek yok.)

- For now, we have no plan for weekend. (Şimdilik hafta sonu için bir planımız yok)

- I’m busy. Could you wait outside for now? (Meşgulüm. Şimdilik dışarıda bekleyebilir misin?)

For now: Kalıcı değil, geçici olarak.


- I want to live in Ankara for good. (Hep Ankara'da yaşamak istiyorum) Sonsuza kadar Ankara'da...

- Many people suffered financially and small businesses closed their doors for good.
(Pek çok insan mali açıdan çok zorluk çekti küçük işletmeler kapılarını tamamen kapattı)

- His Facebook account is banned and gone for good. (Facebook hesabı kapatıldı ve sonsuza kadar gitti)

For good: Kalıcı olarak ve daima, tamamen anlamında. 'For now' (şimdilik) ifadesinin tam zıddı.

14 Haziran 2019 Cuma

Good / Well farkı

Good / Well kullanımı farkları ve örnekler:


Good: İyi anlamında sıfat (adjective)

Well: İyi anlamında zarf (adverb)

Adjective: sıfat, isimleri, kişileri, nesneleri tanımlar
Adverb: zarf, fiilleri tanımlar


- Your Turkish is pretty good. (Türkçen oldukça iyi) ‘Your’ öznesini tanımlıyor.

- You are speaking Turkish pretty well. (Oldukça iyi Türkçe konuşuyorsun) ‘Speak’ fiilini tanımlıyor.

Good

- Mehmet is a good photographer. (Mehmet iyi bir fotoğrafçıdır)

- Stamp Museum is good place to visit in Ankara. (Ankara’daki Pul Müzesi ziyaret etmek için iyi bir yer)

- I’m not good at swimming. (Yüzmede iyi değilimdir)


Well

- Atakan plays basketball well. (Atakan basketbolu iyi oynar)

- Did you do well on your exam? (Sınavda iyi miydin? - Sınavın nasıl geçti?)

- My grandmother can’t hear well. (Babaannem iyi duyamıyor)

Well genellikle cümlenin sonunda bulunur.


İstisnalar:

Fiilleri tanımlayan yani zarf (adverbs) olarak ‘well’ kullanılıyordu ancak durum fiillerinde (stative verbs) good kullanılır. Be, look, like, seem, think gibi.

- I don’t feel good today.  (Bugün iyi hissetmiyorum)

- I think you should think good about your self and reputation. (Bence kendin ve itibarın hakkında iyi düşünmelisin.)

- Your new motorcycle seems good. (Yeni motorun iyi görünüyor)

- Everything is good. (Her şey iyi)

- How are your kids? Are they good?
(Çocuklar nasıl? İyiler mi?)

- You look good. (İyi görünüyorsun)


How are you? Sorusuna her iki şekilde de yanıt verilebilir. Sorunun hangi amaçla sorulduğuna bağlıdır.

- I’m good. (Duygusal, moral durumlar kastedilerek "nasılsın?" diye sorulduğunda)

- I’m well. (Sağlıkla ilgili veya fiziki durumlar kastedilerek "nasılsın?" diye sorulduğunda)