more etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
more etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2022 Salı

İngilizcede aşağı yukarı

- They were more or less delighted. (Az çok memnun olmuşlardı)

- He admits that more or less everything he did was wrong. (Aşağı yukarı her şeyi yanlış yaptığını kabul ediyor)

- Metin makes sad his mum more or less every day. (Metin annesini aşağı yukarı her gün üzüyor)

- Do you speak Arabic well? (Arapçayı iyi konuşuyor musun?)
- More or less. (Şöyle böyle)

- Are you reading Oblomov? After initial difficulties the reading will become more or less easy. (Oblomov’u mu okuyorsun? İlk zorluklardan sonra okumak az çok kolay hale gelecektir)

More or less:

Az çok, aşağı yukarı, şöyle böyle anlamlarına gelen ifade…






22 Ekim 2021 Cuma

İngilizcede YOK anlamında NO kullanımı

no: hayır

- Do you like winters?
 - NO, I don’t. (Kışları sever misin? - HAYIR, sevmem) 


Hayır anlamındaki NO, bazen yokluk ifadelerinde de kullanılır.

Kendisinden sonra mutlaka bir isim veya bir tamlama (sıfat tamlaması) gelir. I have no happy DİYEMEYİZ. 'Happy' bir sıfattır.

'NO'dan sonra gelen isimde article (the, a, an) kullanılmaz.

Yapı: Verb + NO + noun

- I have no money. (Param yok)

- I have no reason for going out. (Dışarı çıkmak için bir nedenim yok)

- Today she has no energy. (Bugün enerjisi yok)

- There was no book on the table. (Masada kitap yoktu)

- I’m at the market. There are no empty shelves here. (Marketteyim. Burada boş raf yok) NO’dan sonra sıfat tamlaması gelmiş



NO – NOT farkı

Aynı anlamda kullanım:

- I have no time. (Zamanım yok)

- I don’t have time. I do not have time. (Zamanım yok)

- I’dont have enough time. (Yeterli zamanım yok) ‘enough time' bir sıfat tamlaması olduğu halde I have no enough time DİYEMEYİZ. Yukarıda, 'No'dan sonra bir sıfat tamlaması gelebilir demiştik. Fakat Any, many, much, more, enough sıfatlarını içeren tamlamalar istisnadır.

- He has no idea about that movie. (O film hakkında fikri yok)

- He has not any idea about that movie. (O film hakkında hiçbir fikri yok)



Cümle içinde NOT:

- I’m not happy. (Mutlu değilim)

- It’s not a red apple. (O kırmızı bir elma değil) article (the, a, an) kullanılabilir.



‘Not’ eki fiilleri olumsuz hale getirir. Dolayısıyla bir fiilden önce kullanılabilir.

- I don’t like snakes. (Yılanlardan hoşlanmıyorum)

- I did not listen to you. (Seni dinlemedim)

- I won’t go to the dentist. I will not go to the dentist. (Dişçiye gitmeyeceğim)

12 Kasım 2018 Pazartesi

Less - Fever farkı / örnek cümleler

More sıfatının tam tersi olan bu iki sözcük de "daha az" anlamına gelmesine rağmen her cümlede birbirlerinin yerine kullanılmaz.

Fewer, sayılabilen (countable) isimlerle birlikte, less sayılamayan (uncountable) isimlerle birlikte kullanılır.

Örnekler:

Fewer:
- Fahrettin got 350 fewer votes than Sefer. (Fahrettin Sefer'den 350 oy daha az aldı)
- In hundred words or fewer, write a story about Ankara. (Ankara'yı 100 veya daha az sözcükle anlatan bir hikaye yazın)
· There are fewer people at the meeting than I expected. (Toplantıda umduğumdan daha az insan var.)

Less:
- I make less money than my wife. (Karımdan daha az para kazanıyorum)
- According to the research, we are less optimistic than our parents. (Bir araştırmaya göre ebeveynlerimizden daha az iyimseriz.)
- There is less privacy today because of Instagram, facebook, etc.. (Günümüzde Instagram, Facebook vb yüzünden daha az mahremiyetimiz var)