verb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
verb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2022 Pazartesi

Check - Control FARKI

İngilizcede 'Check' ve 'Control' fiilleri arasındaki farklar, örnek kullanımlar: 

- The policeman can control the traffic but cannot check the air in your tire.

   
   (Polis memuru trafiği kontrol edebilir ancak lastiğinizin havasını kontrol edemez)


Check:

Bir şeyin doğru/eksik olup olmadığını denetlemek, incelemek anlamlarında.
Örneğin; bir yapılacaklar listesini, sınav kağıdını veya otomobilin hava lastiğini, yağını, suyunu incelerken "check" fiili kullanılmalı.


- I will check the washing machine to see if it’s working. (Çalışıp çalışmadığını görmek için çamaşır makinesini kontrol edeceğim)

- Did you check answer to each question? (Her sorunun cevabını kontrol ettin mi?)

- If you purchased a theater ticket online, check your e-mail for all the details.
(Eğer internetten bir tiyatro bileti aldıysan, detaylar için e-posta kutunu kontrol et)


Control:

Bir şeyin üzerinde hakimiyet kurmak için onu yönetmek veya yönlendirmek anlamındadır. Örneğin; insan davranışlarını, trafiği, ekonomiyi veya bir otomobili yönetirken "control" fiili kullanılır.

- He was very drunk. He couldn’t control the car and it crashed. (Çok sarhoştu. Arabayı kontrol edemedi ve çarptı)

- You must learn to control your temper. (Öfkeni kontrol etmeyi öğrenmelisin)

- Technology should supposed to free us, not to control us. (Teknolojinin bizi kontrol etmesi değil, özgürleştirmesi gerekiyor.)

27 Ağustos 2019 Salı

See - Look - Watch farkı / örnek cümleler

Bazen karıştırılmalarına rağmen gözle ilgili bu 3 fiilin Türkçede neredeyse birebir karşılıkları vardır.

Look: Bakmak

Watch: İzlemek, seyretmek

See: Görmek


Look

“bakmak” anlamında olsa da bazen “görünmek” yerine kullanılır.

- You look beautiful honey! (Çok güzel görünüyorsun tatlım!)

“Look for…” bir şeyler aramak,

“Look at…” bir şeye bakmak,

“Look up…” ileri doğru, kafasını kaldırıp bakmak veya gözatmak gibi anlamlara gelir.

- I’m looking for a new job since last month. Geçen aydan beri yeni bir iş bakıyorum -arıyorum)

- Look at the horse! (Ata bak!)

- Look up ahead! The store is so crowded. (İleri bak! Mağaza çok kalabalık)



Watch

Televizyon, film, sinema, spor karşılaşmaları, hayvanları, insanları, manzaraları izlemeyi ifade ederken watch kullanırız.

- You should definitely watch the movie this weekend. (Filmi bu hafta sonu kesinlikle izlemelisin)

- Yesterday I stayed in and watched a volleyball game.
(Dün evde kalıp bir voleybol maçı izledim)


See

Diğerlerine göre göz burada daha pasif konumdadır.
Görüntünün çoğunlukla, kendiliğinden, istem dışı veya beklenmedik anda gözümüze ulaştığı durumlarda see kullanırız.


- Do you see that sign? (Şu işareti görüyor musun?)

- After you drive two kilometers you will see the hospital on your right.
(Aracını 2 kilometre sürdükten sonra hastaneyi sağında göreceksin)

- When did you last see our teacher. (Öğretmenimizi en son ne zaman gördün?)



Üçü bir arada örnek:

- I was watching a TV show and saw what looked liked a sassy monkey.
  
(Bir tv şovu izliyordum ve bir şımarık maymunun neye benzediğini gördüm)



İpucu:


İstisna olarak sinema - film izleme eyleminde hem 'watch', hem de 'see' kullanılabilir. Ancak 'see' kullanıldığında izleme - görme işinin evin dışında gerçekleştiği hissi oluşur. Evde film izlerken çoğunlukla 'watch' kullanılır.

- We are going to see a film. (Yarın bir film görmeye-izlemeye gideceğiz)