about etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
about etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2021 Perşembe

How about / What about farkı

How about... / What about... Yakın anlamdaki bu iki ifade arasındaki farklar ve kullanımı:


How about

Daha çok, karşı tarafa bir öneride bulunurken, bir seçenek sunarken kullanırız. Sonrasında genellikle fiil gelir.

- How about we go to the park? (Parka gitmeye ne dersin?)

- How about making your own album art? (Kendi albüm kapağınızı yapmaya ne dersiniz?)

- We have done the homework. How about watching a few episodes of the Rafadan Tayfa? (Ödevlerimizi yaptık. Rafadan Tayfa’dan bir kaç bölüm izlemeye ne dersin?)



What about

Bir olası sorundan, sakıncadan bahsederken veya bir itiraz, olumsuz nokta belirtirken. Devamında çoğunlukla isim veya edat gelir.

- My computer has broken. I had important documents in it. But what about the cost of recovery the data. (Bilgisayarım bozuldu. İçinde önemli belgelerim vardı. Peki ya verileri kurtarmanın maliyeti ne olacak?)

- We have adapted to the C19 pandemic. What about children who cannot go to school. (Biz salgın hastalığa uyum sağladık, peki ya okula gidemeyen çocuklar.

- We will go to the picnic at weekend. But what about the exams on Monday? (Hafta sonu pikniğe gideceğiz. Peki ya pazartesi günkü sınavlar?)



"Ya sen?" anlamında How about / What about

Her ikisi de kullanılabilir.

- I live in Ankara. How about you? (Ben Ankara’da yaşıyorum. Ya sen?) Sen nerede yaşıyorsun?

- I live in Ankara. What about you? (Ben Ankara’da yaşıyorum. Ya sen?) Sen nerede yaşıyorsun?



- Daffodils make me happy. How about you? (Nergis çiçekleri beni mutlu ediyor. Peki ya seni?)

- Daffodils make me happy. What about you? (Nergis çiçekleri beni mutlu ediyor. Peki ya seni?)

3 Nisan 2017 Pazartesi

About - About to anlamları - Örnek cümleler

"About" ile "about to" ifadeleri birbirinden tamamen farklı anlamlara sahip.


About: Hakkında, yaklaşık, takriben, konusunda, aşağı yukarı

- It's about 18 kilometers to Ankara. (Ankara'ya yaklaşık 18 km uzaklıkta)

- My place is about ten minutes away from city center. (Evim şehir merkezinden yaklaşık 10 dakika uzaklıkta)

- I didn't know about that.
(Bilmiyordum - o konu hakkında bilgi sahibi değildim)

- This book is about the lives of dinosaurs. (Bu kitap dinozorların yaşamlarıyla ilgili)

- How about going to Chinese restaurant? (Çin Lokantasına gitmeye ne dersin?)

- It's about nine o'clock. (Saat yaklaşık 9)

- What are you thinking about? (Ne düşünüyorsun/Şu an neyi düşünüyorsun/Aklında ne var?)

- I'm thinking about getting them puzzle. (Onlara puzzle almayı -hediye etmeyi- düşünüyorum)




About to: ...üzere, -mak/-mek üzere (be + about to + verb)

- I can't watch the movie. I'm about to sleep. (Filmi izleyemem. Uyumak üzereyim)

- They are about to eat dinner. (Akşam yemeği yemek üzereler)

- I was about to finish the project. (Projeyi bitirmek üzereydim)

- I'm about to get on the bus. (Otobüse binmek üzereyim)

- She is about to take a shower. (Duşa girmek üzere)

- Candan Ercetin is about to relase a new single. (Candan Erçetin yeni bir singıl çıkarmak üzere)