adverbs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adverbs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2022 Pazartesi

Go there / go to there

Belirli bir yöne hareket bildiren ifadelerde bulunan TO edatı hangi durumlarda kullanılmaz?

- She went to the mall last week. (Geçen hafta alışveriş merkezine gitti)

Yukarıdaki örnekte 'mall' bir isim (noun) olduğundan, öncesinde TO edatı geldi.

Ancak;

There, anywhere, nowhere, somewhere, outside, inside, abroad, upstairs, downstairs,
 underground, downtown
gibi yer bildiren zarflardan (adverbs) önce TO bulunmaz.


- I feel like my life is going nowhere. (Hayatımın hiç bir yere gitmediğini hissediyorum)

"…is going to nowhere."  ifadesi YANLIŞ olur.

- I’ve never stepped inside that store! (O dükkanın içine adımımı atmadım!)

- Do you want to travel abroad to study? (Çalışmak için yurtdışına gitmek istiyor musun?)

- The dog headed upstairs and to the Mete’s room. (Köpek üst kata ve Mete’nin odasına yöneldi.)

- You should go outside and touch some grass. (Dışarı çıkmalı ve biraz çimenlere dokunmalısın.)

- Are you going there? (Oraya mı gidiyorsun?)

- I love walking donwtown. (Şehir merkezine doğru yürümeyi seviyorum.)

- Tomorrow we will go somewhere else. (Yarın başka bir yere gideceğiz.)

14 Haziran 2019 Cuma

Good / Well farkı

Good / Well kullanımı farkları ve örnekler:


Good: İyi anlamında sıfat (adjective)

Well: İyi anlamında zarf (adverb)

Adjective: sıfat, isimleri, kişileri, nesneleri tanımlar
Adverb: zarf, fiilleri tanımlar


- Your Turkish is pretty good. (Türkçen oldukça iyi) ‘Your’ öznesini tanımlıyor.

- You are speaking Turkish pretty well. (Oldukça iyi Türkçe konuşuyorsun) ‘Speak’ fiilini tanımlıyor.

Good

- Mehmet is a good photographer. (Mehmet iyi bir fotoğrafçıdır)

- Stamp Museum is good place to visit in Ankara. (Ankara’daki Pul Müzesi ziyaret etmek için iyi bir yer)

- I’m not good at swimming. (Yüzmede iyi değilimdir)


Well

- Atakan plays basketball well. (Atakan basketbolu iyi oynar)

- Did you do well on your exam? (Sınavda iyi miydin? - Sınavın nasıl geçti?)

- My grandmother can’t hear well. (Babaannem iyi duyamıyor)

Well genellikle cümlenin sonunda bulunur.


İstisnalar:

Fiilleri tanımlayan yani zarf (adverbs) olarak ‘well’ kullanılıyordu ancak durum fiillerinde (stative verbs) good kullanılır. Be, look, like, seem, think gibi.

- I don’t feel good today.  (Bugün iyi hissetmiyorum)

- I think you should think good about your self and reputation. (Bence kendin ve itibarın hakkında iyi düşünmelisin.)

- Your new motorcycle seems good. (Yeni motorun iyi görünüyor)

- Everything is good. (Her şey iyi)

- How are your kids? Are they good?
(Çocuklar nasıl? İyiler mi?)

- You look good. (İyi görünüyorsun)


How are you? Sorusuna her iki şekilde de yanıt verilebilir. Sorunun hangi amaçla sorulduğuna bağlıdır.

- I’m good. (Duygusal, moral durumlar kastedilerek "nasılsın?" diye sorulduğunda)

- I’m well. (Sağlıkla ilgili veya fiziki durumlar kastedilerek "nasılsın?" diye sorulduğunda)