will etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
will etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2022 Pazartesi

Question Tags kullanımı ve örnekler

İngilizcede soru takısı örnekleri (question tags)

İfade olumluysa, soru eki olumsuz olmalıdır.

- She is 29 years old, isn’t she? (O 29 yaşında, değil mi?)

- You are an officer, aren’t you? (Sen bir memursun, değil mi?)

- He was at the meeting, wasn’t he? (O toplantıdaydı, değil mi?)

- She speaks Turkish, dosen’t she? (O Türkçe konuşur, değil mi?)

- They play volleyball, don’t they? (Onlar voleybol oynarlar, değil mi?)

- You are sending an e-mail, aren’t you? (Bir e-posta gönderiyorsun değil mi?)

- We will go to the party, won’t we? (Partiye gideceğiz, değil mi?)

- You ate the chocolate, didn’t you? (Çikolatayı yedin, değil mi?)

- He can ride a bike, can’t he? (O bisiklete binebilir, değil mi?)

- You have lived in Ankara, haven’t you? (Ankara’da yaşamaktasın değil mi?)

- I should wait over there, shouldn’t I? (Orada beklemeliyim, değil mi?)



İfade olumsuzsa, soru eki olumlu olmalı.

- She isn’t 29 years old, is she? (O 29 yaşında değil, öyle değil mi?)

- You aren’t an officer, are you? (Sen bir memur değilsin, öğle değil mi?)

- He wasn’t at the meeting, was he? (O toplantıda değildi, değil mi?)

- She dosen’t speak Turkish, does she? (O Türkçe konuşmuyor, değil mi?)

- They don’t play volleyball, do they? (Onlar voleybol oynamazlar, değil mi?)

- You aren’t sending an e-mail, are you? (Bir e-posta göndermiyorsun değil mi?)

- We won’t go to the party, will we? (Partiye gideceğiz, değil mi?)

- You didn’t eat the chocolate, did you? (Çikolatayı yemedin, değil mi?)

- He can’t ride a bike, can he? (O bisitlete binemez, değil mi?)

- You haven’t lived in Ankara, have you? (Ankara’da yaşamamaktasın, değil mi?)

- I shouldn’t wait over there, should I? (Orada beklememeliyim, değil mi?)



İstisna

‘I’ ile ‘to be’ fiili söz konusu olduğunda;

- I’m going to pass the exam, aren’t I? (Sınavı geçeceğim, değil mi?)

- I’m not going to pass the exam, am I? (Sınavı geçmeyeceğim, değil mi?)

24 Aralık 2019 Salı

Future perfect tense - Örnek cümleler

Gelecekte belirli bir zamanda gerçekleşecek bir fiille veya olayla ilgili tahminlerimizi söylerken bu yapıyı kullanırız. Bu tahminler genellikle bilgiye dayalıdır.

Çoğunlukla by, by the time, in…time gibi zaman ifadeleriyle kullanılırlar.

Subject + will have + past participle verb + object

- By the summer our flowers will have doubled in size. (Yaza kadar çiçeklerimizin boyu iki katına çıkmış olur.)

- They will have visited all museums by the time they leave Ankara. (Ankara’dan ayrılana kadar tüm müzeleri ziyaret etmiş olurlar)

- We won’t have used the diesel cars ten years from now. (Bundan 10 yıl sonra dizel arabalar kullanmayacağız)

- By the time she get back, I wil have finished all works. (O dönene kadar bütün işleri bitirmiş olacağım)

- Will he have learnt English by the end of the year. (Yıl sonuna kadar İngilizceyi öğrenmiş olur mu?)


Bazen geçmiş zamanı belirtmek için de kullanılır.

- Funda will definitly have got to the school. It only takes ten minutes. (Funda okula gitmiş olacak -okulda olmalı-. Yol sadece 10 dakika sürüyor)

Future Perfect Continuous örnek cümleler

 

7 Şubat 2019 Perşembe

Will - going to farkı / will kullanımı


Will – be going to

Her ikisi de gelecek zaman (future tense) cümlelerinde kullanılır.

Ancak basitçe:

“Will”, genelde daha ani bir kararla yapılan fiillerle birlikte, daha belirsiz durumlarda kullanılıyor.

“Going to” ise gelecekle ilgili daha kesin, net veya planlanmış eylemlerden bahsederken kullanılıyor.

diyebiliriz.

- Mr. Kaya called you in the morning? (Sabah seni Kaya Bey aradı)
I will call him back. (Ona döneceğim- arayacağım)

- The phone is ringing. (Telefon çalıyor)
- I will get it. (Ben bakarım)

- If you don't challenge yourself, you will never realize what you can become. (Kendine meydan okumazsan ne olabileceğini asla bilemezsin) Şartlı cümlelerde genelde will kullanılır.

- Our team will probably win. (Bizim takım muhtemelen kazanır.) Gelecekle ilgili kişisel tahminlerde genelde will kullanılır.

- They'll likely buy a new shoes. (Herhalde yeni bir ayakkabı alırlar)

- Tomorrow I’m going to fly to Antalya. (Yarın Antalya’ya uçuyorum) Kesin bir bilgi

- I cannot get out with you. I’m going to do my homework. (Seninle dışarı çıkamam. Ödevlerimi yapacağım)

Günlük dilde  "going to"bazen  "gonna" olarak kısaltılır.
 - I'm gonna make a cake for your birthday.. (Doğum günün için pasta yapacağım)



Will - diğer kullanımları (gelecek zaman dışındaki):

1- Alışkanlıklardan, rutinlerden bahsederken.

- Your boys are fighting. (Senin çocuklar kavga ediyor)
- Yes. They will do that. (Evet. Yaparlar) Sürpriz değil, sürekli kavga ediyorlar çünkü.

- When do bears start to hibernate? (Ayılar ne zaman kış uykusuna yatmaya başlar?)
- The bears will start to hibernate in the end of October. (Ayılar Ekim sonunda kış uykusuna yatmaya başlar) Her yıl gerçekleşen bir rutin.

2- Geçmişteki alışkanlıklardan veya rutinlerden bahsederken “will”in geçmiş zaman formu olan would kullanılır”

- In the years I worked there we would play table tenis every noon. (Orada çalıştığım yıllarda her öğlen masa tenisi oynardık) Bakınız WOULD KULLANIMI 

Biraz "Used to" kullanımına benziyor.

- My grandmather used to smoke but then she had health problems and had to stop. (Büyükannem sigara içerdi ama sağlık problemleri başlayınca sigarayı bırakmak zorunda kalmıştı).


3- Rutinleşmiş veya zamanlanmış bir eylem hakkında yorum yaparken.

- The news will be starting on tv. Could you turn on it please? (Haberler başlamış olacak. Televizyonu acabilir misin?)

Cümle hem yazımda, hem söylemde gelecek zaman yapısında olmasına rağmen şimdiki zamandan bahsediyoruz. Bu tür kullanımı Türkçede de aynı şekilde görürüz. Ahmet gelmiş olacak, kapıyı açar mısın? Yani şu an kapıda. Ahmet’in geldiğinden neredeyse eminiz.

- She will be sleeping about now. I think we don’t call her. (Şu sıralar uyuyor olacak, aramayalım bence)

- Their bus will be taking a break at this time at Burdur. (Şu sıra otobüsleri Burdur’da mola vermiş olacak) Şu sıra moladalardır anlamında. Şimdiki zamandan bahsediyor.


Bu kullanım gelecek zaman kiplerinden future continuous tense ile aynı gibi görünmesine rağmen burada şimdiki zamanı ifade ediyor.


Future continuous tense - örnek bir cümle

- They'll be travelling to Antalya tomorrow night. (Yarın gece Antalya’ya yolculuk ediyor olacaklar.)