Meanwhile in Slovakia: O sırada Slovakya / Bu esnada Slovakya'da
meanwhile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meanwhile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Haziran 2020 Pazartesi
Meanwhile in Slovakya
Etiketler:
çeviri hataları,
komik çeviriler,
meanwhile,
Slovakya,
stadium,
stadyum,
train,
tren
7 Ocak 2016 Perşembe
While - Meanwhile farkı
İkisinin de benzer bir anlamı var. Aynı zaman diliminde yapılmış veya yapılmakta olan eylemlerden bahsederken bağlaç olarak kullanılıyor. "O esnada", "iken", "sırasında" anlamlarında. Fakat cümlede kullanım biçimlerinde farklılık var. Ayrıca "while"ın başka bir takım anlamları da var.
"While" İki eylem tek cümle içinde bağlandığında kullanılıyor. Cümlenin başında veya ortasında yer alabiliyor
Örnekler:
- I will do my homework while you watch tv. (Sen televiyon izlerken ben ders çalışacağım)
- Everyday, I eat breakfast while reading the newspaper. (Her sabah gazete okurken kahvaltımı yaparım)
- While my dauhgter sang, I took pictures of her. (Kızım şarkı söylerken fotoğraflarını çektim)
- I read a lot of book while I was on the train. (Trendeyken -seyahat ederken- bir çok kitap okudum)
"Meanwhile" while ile benzer anlamda. Ancak iki cümleli ifadeler ile kullanılıyor ve ikinci cümlenin hemen başında yer alıyor. Hemen sonrasında virgül geliyor.
Örnekler:
- People were at home watching tv. Meanwhile, aliens were planing their invasion of the Earth. (İnsanlarlar evlerinde televizyon izliyorlardı. Bu sırada uzaylılar Dünya'yı istila etmeyi planlıyodu.
- I went to a concert. Meanwhile, my friend was at a restaurant. (Ben bir konsere gittim, bu sırada arkadaşım bir lokantada idi)
"a while" bir süre anlamında
- We told for a while (Bir süre konuştuk)
"While" İki eylem tek cümle içinde bağlandığında kullanılıyor. Cümlenin başında veya ortasında yer alabiliyor
Örnekler:
- I will do my homework while you watch tv. (Sen televiyon izlerken ben ders çalışacağım)
- Everyday, I eat breakfast while reading the newspaper. (Her sabah gazete okurken kahvaltımı yaparım)
- While my dauhgter sang, I took pictures of her. (Kızım şarkı söylerken fotoğraflarını çektim)
- I read a lot of book while I was on the train. (Trendeyken -seyahat ederken- bir çok kitap okudum)
"Meanwhile" while ile benzer anlamda. Ancak iki cümleli ifadeler ile kullanılıyor ve ikinci cümlenin hemen başında yer alıyor. Hemen sonrasında virgül geliyor.
Örnekler:
- People were at home watching tv. Meanwhile, aliens were planing their invasion of the Earth. (İnsanlarlar evlerinde televizyon izliyorlardı. Bu sırada uzaylılar Dünya'yı istila etmeyi planlıyodu.
- I went to a concert. Meanwhile, my friend was at a restaurant. (Ben bir konsere gittim, bu sırada arkadaşım bir lokantada idi)
"a while" bir süre anlamında
- We told for a while (Bir süre konuştuk)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

