while etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
while etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2019 Pazar

Phrase / Clause farkı - örnekler

Phrase:

Sözlük anlamı ifade olan ‘phrase’, bir sözcük grubudur. Bu ifadelerde özne ve yüklem (subject/verb) birlikte bulunmaz. Bir cümle içinde bir ya da daha fazla ifade (phrase) olabilir.


Clause:
Cümle anlamındadır. Mutlaka özne ve yüklem (subject/verb) barındırır. İçinde başka cümleler (clauses) veya ifadeler (phrases) barındırabilir.

‘Dependent Clause’ ve ‘Independent Clause’ (Bağlı cümle ve bağımsız cümle) olmak üzere ikiye ayrılır.

Dependend Clause: Başka bir bağımsız cümleye ihtiyaç duyan, onunla birlikte kullanılan bağlı cümle.

Independent Clause: Tek başına olan, bir anlam ifade eden cümle.

Örnekler:

- Before working, I always drink two coffee.

Yukarıdaki cümlede “Before working” kısmında fiil var fakat özne (subject) yok. Bu bir ifadedir (phrase).

Virgülden sonraki “I always drink two coffee” kısmında ise hem özne (subject) hem fiil (verb) var. Bu yüzden ‘clause’ yani cümledir. Ayrıca independend clause grubuna girer.


- After she ate dinner, Filiz watched a movie.

Yukarıdaki cümlede “After she ate dinner” kısmımda hem özne (subject) hem fiil (verb) var. Bu yüzden ‘clause’ yani cümledir. Fakat dependent clause yani bağlı cümle grubuna girer çünkü başka bir cümleye ihtiyaç duyuyor (after, before, when, while ile başlayan ifadeler-cümleler genelde böyledir).

Virgülden sonraki “Filiz watched a movie” kısmı da hem özne (subject) hem fiil (verb) barındırdığından ‘clause’ yani cümledir. Ve independent clause sınıfına giren bir cümledir.


22 Mart 2017 Çarşamba

During - While farkı (kullanımı - örnekler)

Esnasında, sırasında anlamlarında kullanılan iki sözcük; "during" ve "while" kullanımı
İki sözcük arasında kullanım bakımından çok basit bir fark vardır.
"During" sözcüğü bir isimden (noun) önce,
"while" sözcüğü ise bir fiilden (verb) önce kullanılır.

Örnekler:

during

-   During the slayt presentation please be quiet. (Slayt gösterisi sırasında lütfen sessiz olun),
-   I had rested a bit during the flight. (Uçuş esnasında -uçakta-  biraz dinlendim)
-   It's quite hard to accumulate during this recession time. (Bu ekonomik krizde birikim yapmak oldukça zor.)
-  I took a lot of photos during Istanbul visit. (İstanbul gezisinde epey fotoğraf çektim)

while

- While I was flying I had rested a bit. (Uçakta biraz dinlendim)
- My mother fell asleep while watching television. (Annem televizyon izlerken uyuyakalır)
- Kenan listened to music while doing his homework. (Kenan ödevini yaparken müzik dinledi)
- Not to use your phone while driving. (Araba sürerken telefonunuzu kullanmayın)

7 Ocak 2016 Perşembe

While - Meanwhile farkı

İkisinin de benzer bir anlamı var. Aynı zaman diliminde yapılmış veya yapılmakta olan eylemlerden bahsederken bağlaç olarak kullanılıyor. "O esnada", "iken", "sırasında" anlamlarında. Fakat cümlede kullanım biçimlerinde farklılık var. Ayrıca "while"ın başka bir takım anlamları da var.

"While" İki eylem tek cümle içinde bağlandığında kullanılıyor. Cümlenin başında veya ortasında yer alabiliyor
Örnekler:
- I will do my homework while you watch tv. (Sen televiyon izlerken ben ders çalışacağım)
- Everyday, I eat breakfast while reading the newspaper. (Her sabah gazete okurken kahvaltımı yaparım)
- While my dauhgter sang, I took pictures of her. (Kızım şarkı söylerken fotoğraflarını çektim)
- I read a lot of book while I was on the train. (Trendeyken -seyahat ederken- bir çok kitap okudum)

"Meanwhile" while ile benzer anlamda. Ancak iki cümleli ifadeler ile kullanılıyor ve ikinci cümlenin hemen başında yer alıyor. Hemen sonrasında virgül geliyor.
Örnekler:
- People were at home watching tv. Meanwhile, aliens were planing their invasion of the Earth. (İnsanlarlar evlerinde televizyon izliyorlardı. Bu sırada uzaylılar Dünya'yı istila etmeyi planlıyodu.
- I went to a concert. Meanwhile, my friend was at a restaurant. (Ben bir konsere gittim, bu sırada arkadaşım bir lokantada idi)

"a while" bir süre anlamında
- We told for a while (Bir süre konuştuk)