17 Mayıs 2016 Salı

Until - by kullanımı (farkı)

Until / Till

Daha resmi konuşmalarda until, teklifsiz konuşmalarda till kullanılıyor.
kadar, değin, dek, -inceye kadar anlamlarına geliyor.

- I walked until 9 pm. (Saat 9'a kadar yürüdüm)
- They had to stay in the exam room until the end of the exam. (Sınav bitene kadar sınıfta kalmak zorunda kalmışlardı)
- We will stay at the party until midnight. (Geceyarısına kadar partide kalacağız)
- She studied until 8 pm. (Saat 8'e kadar dersteydim-çalıştım)
- I can't go out until the rain stops. (Yağmur durana kadar dışarı çıkamam)

By

By İngilizce'de pek çok şekilde karşımıza çıkar. Bunlardan biri "kadar" anlamında da kullanılan by.
Bu yüzden "until" ile karıştırılır.

- I will finish my project by 5 pm. (Projemi saat 5'e kadar bitiririm /5'ten önce bitiririm)
- He will quit smoking by the fall. (Sonbahara kadar sigarayı bırakacak- sonbahardan önce)
- I need to return the book by October 15. (Kitabı 15 Ekim'e kadar geri vermem gerekiyor)


Örneklerden anlaşılacağı gibi; until belirli bir zamana kadar olan eylem veya durumlarda kullanılıyor. "Saat 9'a kadar (tam olarak 9'a kadar) çalıştım"
By ise belirli bir zamandan önce gerçekleşmesi gereken durum veya eylem bildiren cümlelerde kullanılıyor. "Kitabı ayın 15'inde ya da 15'inden önce geri vermem gerekiyor"

By the time


Yine "kadar" anlamına gelir ancak genellikle iki cümleli (fiilli) yapılarda kullanılır. Bir olay gerçekleşene kadar diğer olayın gerçekleştiğini ya da çoktan gerçekleşmiş olacağını anlatılırken kullanılır. Cümlenin birisinde past simple(v2), diğerinde past perfect(v3) veya future perfect tense kullanılır. Cümlenin başında ya da ortasında yer alabilir.

- The supermarket was closed by the time I left work. (Ben işten çıkana kadar (çıktığımda) market kapanmıştı)
- By the time they arrived at the bus station, the bus had taken off. (Onlar otobüs durağına varana kadar otobüs gitmişti)
- The thief was gone by the time I called the police. (Ben polisi aradığımda hırsız -çoktan- kaçmıştı)
- By the time you came my place, I will have already been slept. Sen eve geldiğinde (gelene kadar) ben zaten uyumuş olacağım.


1 yorum: