10 Haziran 2021 Perşembe

Put ile yapılan öbek fiiller - phrasal verbs

'Put' içeren bazı 'öbek fiiller' (phrasal verbs) ve örnek cümleler:

Put up
(bir kaç farklı anlamı var)

İnşa etmek, yığmak, dikmek.

- We have to put up a house in 5 days.
(5 gün içinde bir ev inşa etmemiz gerekiyor)

Misafir etmek, konaklamak

- They will put me up for a week until I find somewhere to stay.
(Kalmak için bir yer bulana kadar beni misafir edecekler)

Bir şey için veya bir şeye karşı mücadele ortaya koymak

- Did you put a fight up to save our lakes.
(Göllerimizi korumak için bir mücadele ortaya koydunuz mu?)


Put up with

Tahammül etmek, katlanmak

- He’s put up with me for 13 years. (13 yıldır bana tahammül ediyor)

- I have to put up with this noise every night. (Her gece bu gürültüye katlanmak zorundayım)

Put on

Üzerine bir şeyler almak, takmak (elbise, takı, makyaj)

- It’s cold. You should put on your jacket! (Hava soğuk. Üzerine ceketini almalısın)

- I had breakfast with family and even put on makeup today. (Bugün ailemle kahvaltı ettimi hatta makyaj yaptım)


Put off

Ertelemek, ötelemek

- I've put off buying this camera for years, but finally got it. (Bu kamerayı almayı yıllarca erteledim, ama sonnda aldım)



Put together

Toplamak, bir araya getirmek.

- We've put together common journalism problems and provided solutions. (Gazetecilik mesleğinin sorunlarını bir araya topladık ve çözümler sunduk)



Put away

Ortadan kaldırmak, uzağa koymak.

- You should fold clothes before to put away. (Kaldırmadan önce elbiseleri katlasan iyi olur)

- The exam begins. Please put away your phones. (Sınav başlıyor. Lütfen telefonlarınızı kaldırım)


Put back

Yerine koymak, eski yerine koymak.

- When you're done with the books put it back on the bookshelf. (Kitaplarla işiniz bittiğinde tekrar  kitaplıktaki yerine koyun)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder